Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
Zeus

Yerçekimi Nedir


Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Kütle çekim kuvvetinin dünya için isimlendirilmiş haline yer çekimi kuvveti denir. Bu nedenle yer çekimi kuvveti Dünya’nın, üzerinde bulunan cisimlere uyguladığı kütle çekim kuvvetidir.Yerçekimi diğer bir adla kütle çekim kuvveti maddenin kütlesinden dolayı oluşan kuvvettir ve bu etkiye maruz kalan maddele birbirilerine karşı ivmeli bir hareket gerçekleştirir. kütle büyüdükçe yer çekimi kuvvetide büyür.

Yerçekimini veren formül: F=G.(M1.M2)/R2 dir.

Burada ki M1 herhangi bir kütleyi,M2 dünya olsun.R ise dünya ile o kütle arasındaki uzaklıktır. G ise evrensel çekim sabitidir. tabi burada sadece dünya olması şart değil. bu förmül kütlesi olan tüm cizimleri kapsar. Yerçekimi nedir konusunu anlamak için önce Genel (Evrensel) Çekim Kuvvetini anlamak lazım.

Genel (Evrensel) Çekim Kuvveti


Evrende bulunan bütün cisimler(Dünya ve diğer gök cisimleri) birbirlerine çekim kuvveti uygularlar. Bu kanuna genel (evrensel) çekim kanunu denir. Genel çekim kanunu, Isaac Newton tarafından bulunmuştur.

Cisimlerin birbirlerine uyguladıkları çekim kuvveti;
• Cisimlerin kütlelerine bağlıdır (ve kütlelerinin çarpımı ile doğru orantılıdır). Cisimlerin kütleleri arttıkça çekim kuvveti artar.
• Cisimlerin (kütle merkezlerinin) arasındaki uzaklığa bağlıdır (ve uzaklığın karesi ile ters orantılıdır). Cisimlerin arasındaki uzaklık arttıkça çekim kuvveti azalır.
• Cisimlerin birbirlerine uyguladıkları çekim kuvveti eşit büyüklükte fakat zıt yöndedir
• Gezegenlerin Güneş etrafında belirli yörüngelerde (elips şeklinde) dolanmalarının nedeni, Güneş’in gezegenlere çekim kuvveti uygulamasıdır.
• Dünya ve Dünya üzerindeki bütün cisimler birbirlerine çekim kuvveti uyguladıkları halde bu kuvvetten sadece cisim etkilenir, Dünya etkilenmez. Bunun nedeni Dünya’nın kütlesinin çok büyük olmasıdır.
• Genel çekim kanunu Newton tarafından açıklanmıştır.

Yerçekimi Nedir (Detay)


Kütle çekim kuvvetinin Dünya için isimlendirilmiş haline yer çekimi kuvveti denir. Bu nedenle yer çekimi kuvveti Dünya’nın, üzerinde bulunan cisimlere uyguladığı kütle çekim kuvvetidir.

Yerçekimi Kuvvetinin Özellikleri ve Sonuçları


* Dünya’nın, üzerinde bulunan bir cisme uyguladığı yer çekimi kuvvetinin büyüklüğüne (kütleye etki eden yerçekimi kuvveti) ağırlık denir.
* Ağırlık G ile gösterilir
* Ağırlık dinamometre veya yaylı el kantarı ile ölçülür(Günlük hayatta yaylı el kantarı ile kütle ölçülebilmektedir. Yaylı el kantarının bölmeleri kütle ölçümü için ayarlanmıştır).
* Yer çekimi kuvveti cisimleri daima Dünya’nın merkezine çeker. Bu nedenle yer çekimi kuvvetinin yani cismin ağırlığının yönü daima Dünya’nın (yerin) merkezine (aşağı) doğru gösterilir.
* Bir cismin ağırlığı cismin Dünya üzerinde bulunduğu yere göre değişir.
* Cisim Dünya’nın (yerin) merkezine yaklaştıkça (g arttığı içi) ağırlık artar,
* Cisim Dünya’nın (yerin) merkezinden uzaklaştıkça (g azaldığı için) ağırlık azalır.
* Dünya, kutuplardan basık olduğu için Dünya’nın kutuplardaki yarıçapı, ekvatordaki yarıçapından küçüktür. Bu nedenle bir cismin kutuplardaki ağırlığı, ekvatordaki ağırlığından daha büyük olur. (Yerin merkezine daha fazla yaklaşıldığı için).
* Dünya’da deniz kenarından yükseklere çıkıldıkça cismin Dünya’nın merkezine uzaklığı artacağı için ağırlığı azalır.
* Uzayda yer çekimi olmadığı için bir cismin uzaydaki ağırlığı sıfırdır.
* Dünya’daki kütle çekim kuvveti Ay’daki kütle çekim kuvvetinin yaklaşık 6 katı olduğu için bir cismin Dünya’daki ağırlığı, Ay’daki ağırlığının yaklaşık 6 katıdır. Ay’daki kütle çekim kuvvetine ay çekimi kuvveti denir.

Yerçekimi Olmasaydı Dünyada Hayat Nasıl Olurdu


Bu kuvvet algılayabildiğimiz tek kuvvet olmasına rağmen, aynı zamanda da hakkında en az bilgi sahibi olduğumuz kuvvettir. Yerçekimi olarak bildiğimiz bu kuvvetin gerçek adı “kütle çekim kuvveti”dir. Şiddeti diğer kuvvetlere göre en düşük kuvvet olmasına rağmen, çok büyük kütlelerin birbirini çekmelerini sağlar.

Evrendeki galaksilerin, yıldızların birbirlerinin yörüngelerinde kalmalarının nedeni bu kuvvettir. Dünyanın ve diğer gezegenlerin Güneş’in etrafında belirli bir yörüngede kalabilmelerinin nedeni de yine yerçekimi kuvvetidir. Bizler bu kuvvet sayesinde yeryüzünde yürüyebiliriz. Bu kuvvetin değerlerinde bir azalma olursa yıldızlar yerinden kayar, dünya yörüngesinden kopar, bizler dünya üzerinden uzay boşluğuna dağılırız.

En ufak bir artma olursa da yıldızlar birbirine çarpar, dünya güneşe yapışır ve bizler de yer kabuğunun içine gireriz. Tüm bunlar çok uzak ihtimaller olarak görülebilir, ama bu kuvvetin şu an sahip olduğu şiddetinin dışına çok kısa bir süre dahi çıkması, bu sonlarla karşılaşmak için yeterlidir.

Ünlü moleküler biyolog Michael Denton, Nature’s Destiny: How the Laws of Biology Reveal Purpose in the Universe (Doğanın Kaderi: Biyoloji Kanunları Evrendeki Amacı Nasıl Gösteriyor) adlı kitabında bu gerçeği şöyle vurgular: Eğer yerçekimi kuvveti bir trilyon kat daha güçlü olsaydı, o zaman evren çok daha küçük bir yer olurdu ve ömrü de çok daha kısa sürerdi. Ortalama bir yıldızın kütlesi, şu anki Güneşimiz’den bir trilyon kat daha küçük olurdu ve yaşama süresi de bir yıl kadar olabilirdi. Öte yandan, eğer yerçekimi kuvveti birazcık bile daha güçsüz olsaydı, hiçbir yıldız ya da galaksi asla oluşamazdı.

Diğer kuvvetler arasındaki dengeler de son derece hassastır. Eğer güçlü nükleer kuvvet birazcık bile daha zayıf olsaydı, o zaman evrendeki tek kararlı element hidrojen olurdu. Başka hiçbir atom oluşamazdı. Eğer güçlü nükleer kuvvet, elektromanyetik kuvvete göre birazcık bile daha güçlü olsaydı, o zaman da evrendeki tek kararlı element, çekirdeğinde iki proton bulunduran bir atom olurdu.

Bu durumda evrende hiç hidrojen olmayacak, yıldızlar ve galaksiler oluşsalar bile, şu anki yapılarından çok farklı olacaklardı. Açıkçası, eğer bu temel güçler ve değişkenler şu anda sahip oldukları değerlere tamı tamına sahip olmasalar, hiçbir yıldız, süpernova, gezegen ve atom olmayacaktı. Hayat da olmayacaktı.

Örneklersek:
-havaya attığımız şeyler bir daha geri gelmezdi(futbolda kalecinin vuruşu)
-üzerimize hiç yağmur yağmazdı
-terazi diye bir şey kullanamazdık
-yemek yeme su içme gibi ihtiyaçlarımız çok zorlaşırdu.
-yere basamazdık
-binalarda kiremit kullanamazdık.
-ölen kanatlı hayvanlar hep havada kalırdı
aklıma gelenler bunlar
öyle olmuş olsaydı hayat başlarda eğlenceli oludu ama sonra çekilmez olurdu
iyi taraflarınıda bulmak mümkün
dar ağacında infaz(asılarak)olmazdı
uçaklar bombalarını kullanamazdı

Yerçekimi Olmasaydı Yorum:
Yer çekimi olmasaydı dünyada yaşam olmazdı ya da tıpkı uzay gemileriyle yolculuk yapan insanların yaşadığı yerçekimsiz ortam nedeniyle herşey çok farklı olurdu. Muhtemelen insanın yapısı da farklılaşırdı. Bugünkü gibi konutlar, yollar ulaşım araçları, iş ve eğitim yaşamı yerine uzayda kurulan uzay üslerindeki gibi özel ortamlar oluşturulup yaşanırdı. Ama unutmayın ki yerçekimsiz ortam sadece insanları değil bütün hayatı ve dolayısıyla onların kullandığı eşyaları da etkilerdi. Hayat olabilmesi için hava,su vb gerekenler de olamayacağı için; kısacası insanların yaşayabileceği bir ortam olmazdı ve belki de insanlar olmazdı.

Yerçekimi Kuvveti Nasıl Bulundu Yerçekimini kim buldu


Ünlü İngiliz bilim adamı Isaac Newton'un bir elma ağaca altında otururken "yerçekimi Kanunu"nu nasıl bulmuş olduğu gerçekten ilginç bir hikayedir.

Bu tür hikayelerin çoğu uydurmadır ama, İsaac Newton'unki gerçek olabilir. Newton'un altında oturduğu elma ağacının dalından düşen bir elma, ünlü bilim adamının kafasında bazı soruların şekillenmesine yol açmıştır belki de. Dalından kopan elma niçin yukarıya doğru değil de,yere düşüyor?Daldan kopan elma,pencereden atılan bir şey yere düşüyor da, ay ve gökyüzündeki yıldızlar niçin düşmüyor? Bu sorular üzerinde uzun süre düşünen, çalışmalar ve deneyler yapan İsaac New-ton, birkaç yıl sonra, bütün evrene egemen olan yerçekimi kanunu'nun formülünü ortaya koymuştur.

Basit bir tanımlamayla,yerçekimi, yeryüzündeki cisimleri yere doğru çeken kuvvettir. Başka türlü söylemek gerekirse, dünyayı ve diğer gezegenleri güneşin çevresindeki hareket ettikleri yolda tutan,bunu sağlayan kuvvet "yerçekimi kuvveti" dir.

Bilindiği gibi, havada serbest bırakılan her cisim yere düşer. Bu düşmeye sebep olan da, yukarda belirttiğimiz gibi "yerçekimi kuvveti"nden başka bir şey değildir. Cisimlerin "ağır" ya da "hafif olduklarını söylediğimiz zaman, aslında arzın onları daha büyük veya daha az bir kuvvetle çekmesi sözkonusudur. Her cismin diğer cisimler üzerinde belirli bir "çekimsel" kuvveti vardır. Bu çekim kuvveti, sözkonusu cisimlerin kitlesine ve birbirine olan mesafesine bağlıdır. Cisimler ağırlaştıkça ve aralarındaki mesafe az aldıkça,birbirleri üzerindeki çekim kuvveti büyür. Astronomlar ve bilim adamları, gökyüzündeki cisimlerin (ay, gezegenler, vs.) bulundukları durumda düşmeksizin kalmalarını bu kanunla açıklamaktadırlar. Her cisme etki yapan yerçekimi kuvveti eşit değildir. Bir cismin düşmesini önlemek, o cismi etkileyen yerçekimi ivmesine eşit,ancak zıt yönlü başka bir kuvvetin etkisiyle mümkün olabilir. yerçekimi ivmesi sabit (değişmez) bir değerdir. Bir cismin kitlesi ile yerçekimi ivmesinin çarpılması sonucu, o cismin ağırlığı bulunur.

Yerçekimi ivmesi dünyanın hemen her tarafında 980 sm/ saniye kare'dir.

Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe bu ivme biraz artar. Dolayısıyla, aynı cisim Ekvator'da ve kutuplarda tartılacak olursa ağırlığının farkettiği görülecektir.

Yerçekimi nasıl olur


Havaya fırlatılan bir taşın eninde sonunda yere düşeceğini herkes bilir. Taşın düşmesine neden olan, Dünya' nın çekme kuvvetidir ve bu kuvvete yerçekimi kuvveti denir.

M.Ö. 4. yüzyılda yaşamış olan eski yunanlı filozof Aristo, ağır cisimlerin hafif olanlardan daha çabuk yere düştüğünü ileri sürmüştü. Bu düşünce, italyan bilim adamı Galileo Galilei'nin ( 1564-1642 ) bütün cisimlerin ( hava direncinin etkisi bir yana bırakılırsa ) aynı hızla düştüğünü ve düşen bir cismin ulaştığı hızın yalnızca düştüğü yüksekliğe bağlı olduğunu kanıtlamasına kadar geçerliliğini korudu.

Sir Isaac Newton, herhangi iki cismin birbiri üzerinde çekim kuvveti uyguladığını bulmuş ve cisimlerin kütlesinden kaynaklanan bu kuvveti kütle çekim kuvveti olarak adlandırmıştır. Yerçekimi de bir tür kütle çekim kuvvetidir.

Newton evrensel yerçekimi yasasını 1687 yılında yayınladığı " Principia " adlı kitabında duyurdu. Bu teoriye göre iki kütle arasındaki çekimgücü, kütlelerin büyüklüğü ile doğru orantılı; aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. Yani, kütleler büyüdükçe çekimgücü artacak; aralarındaki uzaklık arttıkça çekim gücü azalacaktır. 300 yıldan daha uzun bir süre önce açıklanan bu basit denklem bu basit fizik ve gökbilimin temel yaptaşlarından biri olmuştur diyebiliriz.

Einstein, 1915 yılında genel görecelilik teorisini açıkladığı zaman, Newton'un yerçekimi teorisini de güncellemiş oldu. Başlangıçta, bilimadamlarının bile anlamakta güçlük çektiği teoriye göre yerçekimi, belirli bir uzaklıktaki iki cismin arasındaki çekim gücü değil; uzay-zaman eğiminin bir sonucudur yalnızca.

Peki, Einstein 'ın teorileri doğruysa, neden hala Newton 'un yasalarını kullanıyoruz? Bu sorunun iki yanıtı var : Birincisi, Einstein' in denklermleri daha çok uzayda ve dev kütleler için çok önemli, ancak, yeryüzünde ve gündelik yaşamdaki kütle ilişkileri için Newton'un yasaları yeterli. İkinci neden ise, Einstein'ın denklemleri çok karışık.

Yerçekimi Kuvveti Etkisinin Gözlenmesi Deneyi


DENEYİN AMACI: Yerin bir çekim kuvveti olduğunu görmek.
HAZIRLIK SORULARI:
1-Elimizde bulunan bir elmayı serbest bıraktığımızda neden yere doğru düşer?
2-Dünyamız bütün cisimleri niçin yerin merkezine doğru çeker? Araştırınız.

DENEYDE KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER:
1-döküm ayak
3-bağlama parçası
5-ip
7-yalıtkan saplı çubuk
2-statif çubuk
4-çengelli ağırlık
6-kibrit

DENEY DÜZENEĞİ:
DENEYİN YAPILIŞI:
1-Şekildeki düzeneği hazırlayın.
2-Çengelli ağırlığı ip ile yalıtkan saplı çubuğa asınız.
3-İpin gergin ve aşağıya doğru düşey oluşuna dikkat edin.
4-İpi kibrit ile yakınız. Çengelli ağırlığın neden yere düştüğünü tartışınız.

DENEYİN SONUCU:
Yerçekimi kuvveti bütün cisimleri yerin merkezine doğru çeker.

TEORİK BİLGİ:
Belirli bir yükseklikten serbest bırakılan bir cisim Yer’ e düştüğüne göre, Yer’ in bu cisme bir kuvvet uygulaması gerekir. Bu kuvvete “yerçekimi kuvveti” denir. Bir cismin ağırlığı , o cisme etki eden yerçekimi kuvvetidir (G = mg ) . O halde ağırlık da bir kuvvettir.
Dünya ile dünyada bulunan cisimler birbirlerine çekim kuvveti uygular. Ancak dünyanın kütlesi, cisminkine göre çok büyük olduğundan, dünya bu çekimden etkilenmez. Dünyanın çekim alanı enlemlere göre değişir. Bu yüzden herhangi bir cismin ağırlığı, ekvatordan kutuplara doğru gittikçe artar.
Yerçekimi kuvvetinin doğrultusu düşey, yönü Yer’in merkezine doğrudur. İngiliz bilgini “Isaac Newton “ bir gün elma ağacının altında otururken bir elmanın yere düştüğünü görür. Bu olay daha sonra kendi adıyla anılan “Newton Genel Çekim kanununu” bulmasına ışık tutmuştur.
Bu kanuna göre;” bütün kütleler birbirini çeker. Bu çekme kuvveti cisimlerin kütle büyüklüklerine ve aralarındaki uzaklığa bağlıdır.”
Örneğin yer elmayı çeker, elma da yeri çeker. Ancak yerin kütlesi elmanın kütlesinden büyük olduğu için, elmaya uyguladığı çekim kuvveti de o kadar büyüktür. Bu nedenle elma yere doğru düşer.


Yerçekimi Resimleri

  • 6
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 3 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

Yerçekimi Sunumları

  • 2
    Önizleme: 2 ay önce

    Yerçekimi (Kütle Çekimi) Slayt Sunum PPTX

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa


    2. Sayfa
    BÖLÜM 4KÜTLE ÇEKİMİstyle.visibilitystyle.visibility

    3. Sayfa
    KÜTLE ÇEKİM YASASINewton’ un çekim yasası şöyle ifade edilebilir:Evrendeki bütün cisimler, birbirilerini kütleleri ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı olacak şekilde çekerler.İfade matematiksel olarak şöyle gösterilebilir:style.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    4. Sayfa
    KEPLER YASALARINewton’un yerçekimi yasalarını formüle etmesinden 50 yıl kadar önce, Johannes Kepler (1571-1630) gezegenlerin yörüngelerini hesaplamada kullanılabilecek bazı kurallar keşfetmişti. Ancak Newton’un yerçekimi yasalarının gezegen hareketlerine uygulamasının gerçekleşmediği bir ortamda bu yasaların neden geçerli olduğu bilinmiyordu.style.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_y

    5. Sayfa
    YAPAY UYDULARYandaki şekil Newton’un kitabı The Principia’da bulunan çizime benzemektedir.Newton, orada dünya atmosferinin dışında yüksekliğe sahip bir tepenin üzerine yeterli güce sahip bir top ateşleyicisinin yerleştirilmesi durumunda, ateşlenecektop mermisinin dünya etrafında yörüngeye oturtulabileceğini tartışır.İlk olarak, ateşlenen merminin şekilde A ile gösterilen yolu izleyeceğini varsayalım. Top yeterince güçlü ise mermi B, hatta C ile gösterilen yolları izleyebilir. Son olarak, gerekli güçte top bulunması durumunda, elimizdeki topun mermiyi başlangıç noktasına dönecek şekilde ateşleyebileceğini söyleyebiliriz. Böylece ateşlenen mermi dünya çevresinde yörüngeye yerleşir.style.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    6. Sayfa
    AĞIRLIKSIZLIKAğır ve hafif cisimler aynı anda yere düşer. Dolayısıyla, bir beyzbol topu ile bir top mermisi yan yana ateşlendiğinde dünya yüzeyine yan yana “düşerler”. Aslında, top mermisinin içi boşsa ve içinde bir beyzbol ve bir kuruş varsa, beysbol ve kuruş birbirini ittirmeden top mermisini dolanır. Yani, ağırlıksız görünürler. Ancak gerçekten ağırlıksız mıdırlar? Bunu yanıtlamak için, ağırlığı yerçekimi kuvveti olarak tanımladığımızıhatırlayalım ve yerçekimi kuvveti top mermisini, beyzbol topunu ve kuruşu uzaya savrulmaktan alıkoyar. Ağırlığın bu tanımına göre yörüngedeki cisimler gerçekten ağırlıksız değildirler.style.visibilitystyle.visibility

  • 1
    Önizleme: 2 ay önce

    Yerçekimi Nedir Öğrenci Ödev Sunusu Slayt PpTX

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    YER ÇEKİMİBUSE KULOĞLU10.05.2016

    2. Sayfa
    “EN” Çocukların STEM Projesi: "Uçan Halı" STEM derslerinde ilkokul öğrencilerimizle beraber yaptıkları manyetik alan ile ilgili deneylerle artık bir hayallerini daha gerçekleştirebileceklerine inanıyorlar. Çocuklara vereceğimiz en önemli katkıda biz eğitimcilerin onların hayallerine sahip çıkabilmemizdir. Gelecek hayallerimizin farklılıklarıyla biçimlenecek.

    3. Sayfa
    Yeryüzü üzerinde tutunmamızı sağlayan nedir? Yer yüzeyinden niçin düşmediğimizi hiç merak ettiniz mi? İnsanları, okyanusları ve havayı uzay içerisinde yüzmekten alıkoyan şey nedir? Yerçekimi, yeryüzünün üstündeki ve yakınındaki her şeyi yerin merkezine doğru çeker. Yeryüzünden uzaklaştıkça ve uzaydaki diğer cisimlerde yerçekimi daha az etkilidir. Ay’da nesnelerin yüzmesinin sebebi budur.

    4. Sayfa
    Tohumlar hangi yöne büyüyeceklerini nasıl bilirler?

    5. Sayfa
    YER ÇEKİMİ YAŞLANMAYI GECİKTİRİYOR !

    6. Sayfa
    İlk kez bilim insanı Newton tarafından ortaya konulan “yerçekimi kuvveti” daha sonra Einstein ile farklı boyuta ulaşarak günümüzdeki son bilimsel kuramlardan kuantum teorisi-sicim teorileri ile farklı bir boyut kazanmıştır. O zaman “yerçekimi” kelimesini Newton’un açtığı kapıdan geçerek, sicim teorisine uzanan yolda hem bilimsel, hem de felsefik olarak birlikte inceleyelim.https://www.youtube.com/watch?v=EQi8Mycmb2Y

    7. Sayfa
    Kutuplarda daha ağırken Ekvator’da ağırlığımız azalır çünkü Kuzey Kutbu’nda etkin yerçekimi ivmesi 9.8322 m/s2 olarak hesaplanırken Ekvator’da 9.7805 m/s2 olarak ifade edilir.

    8. Sayfa
     Etkin yerçekimi ivmesinin kutuplarda ekvatordan daha büyük olmasının başlıca 2 nedeni vardır. Bu farkın % 70’i Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesinden,  % 30’u ise Dünya’nın şeklinin tam olarak küre olmamasından kaynaklanmaktadır.

    9. Sayfa
    Ekvatorda yerçekimi ivmesini ölçmek istiyorsak Dünya’nın dönüşünü de hesaba katmamız gerekiyor. Dünya’da yere göre hareketsiz duran bir cisme uzaydan baktığımızda aslında Dünya’nın ekseni etrafında dairesel bir yörüngede dönmektedir. Bu dönüşten kaynaklı olarak  0.0339 m/s² ivme oluşmakta ve etkin yerçekimi ivmesini ekvatorda azaltmaktadır. Yani bu dönüş hareketi olmasa ekvatorda yerçekimi ivmesi 9.8144 m/s2 olacaktı. (9.7805 + 0.0339 = 9.8144)

    10. Sayfa
    Yer çekiminin olmadığını bir an olsun hayal edin, nasıl bir hayat olurdu sizce?

    11. Sayfa
     SoruDünya'nın içine girildikçe yerçekimi ivmesi neden azalır?

    12. Sayfa


    13. Sayfa
    KELEBEK ETKİSİ

    14. Sayfa
    İlköğretim Öğrencilerinin Gözüyle “Yerçekimi Nerededir?”https://www.youtube.com/watch?v=1zroIZYuUoE

    15. Sayfa
    Açıklanması zor ya da soyut kavramları anlamak için insanların sıklıkla benzetmeler kullanması ve bunların da çoğu zaman yanlış olması bireylerde kavram yanılgılarını ortaya çıkarmaktadır.

    16. Sayfa
    Atasoy (2008), Newton’un hareket kanunlarıyla ilgili kavram yanılgılarının çalışma yapraklarıyla giderilmesini araştırırken yerçekimi kavramına da yer vermiştir. Çalışmaya Fen Bilgisi Öğretmenliği programı birinci sınıf öğrencilerinden 38 kişi katılmıştır.Diğer test maddelerine verilen doğru cevap sayısındaki önemli artış da göz önünde bulundurulduğunda çalışma yapraklarının kavram yanılgılarının giderilmesinde etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

    17. Sayfa
    Ülkemizde kavram yanılgılarıyla ilgili birçok çalışma yapılmasına rağmen yerçekimi, kütle ve ağırlıkla ilgili kavram yanılgılarının tespit edildiği ya da giderildiği çalışma sayısı sınırlıdır.

    18. Sayfa
    Ayrıca Noce, analizler sonucunda yerçekiminin öğrenciler tarafından aşağıda belirtilen şekilde tanımlandığını belirlemiştir;• Yerçekimi Dünya’ya uygulanan bir kuvvettir. • Yerçekimi havadır. • Yerçekimi etkileriyle tanımlanmış bir kuvvettir.

    19. Sayfa
    HAFİFİMHAFİFSİNHAFİF…https://www.youtube.com/watch?v=UUgpmQXqTjM

    20. Sayfa
    Yerçekimi, kütle ve ağırlık kavramlarının soyut nitelikte olmaları araştırmacıların bu kavramları somutlaştırmaya yarayacak yöntem arayışına girmelerine neden olmuştur.

    21. Sayfa
    Fen bilimlerinde bazı temel kavram ve prensiplerin öğretiminde bazı sorunlarla karşılaşılmakta ve bu süreçte öğrencilerde birçok kavram yanılgısı oluşmaktadır. Bu çalışmada öğrencilerin yerçekimi konusu ile ilgili sahip oldukları kavram yanılgılarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.

    22. Sayfa
    Araştırma, öğrencilerin yerçekimi konusuna ilişkin sahip oldukları kavram yanılgılarını tespit etmek yani var olan bir durumun betimlenmesi amaçlandığı için tarama türündedir. Çalışmada açık uçlu sorulardan oluşan bir kavramsal anlama testi (KAT) uygulanmış ve ardından yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır.

    23. Sayfa
    Ağırlıksızlık, yer çekiminin olmaması demektirAcaba ağırlıksız olmak ne demektir? Kendimizi ne zaman ağırlıksız hissederiz? Ya da bir cismin ağırlıksız olduğu bir durum söz konusu mudur?Kavram Yanılgısı http://www.vidivodo.com/asansorde-kilo-verilirmi

    24. Sayfa
    Ağırlıksızlık ya da ağırlığın yokluğu aslında dışarıdan uygulanan kuvvetler, genellikle yerden koltuktan yataktan vb. uygulanan temas gerektiren kuvvetler, sonucu oluşan baskı ve gerilmenin yokluğudur. Ağırlıksızlık ayrıca cismi iki kütleçekimsel cismin arasındaki doğal denge noktasına koyarak da elde edilebilir.

    25. Sayfa
    Toparlamak gerekirse ilk tanımın daha baskın olduğu iki farklı ağırlık tanımına sahibiz ama ağırlıksızlık tipik olarak ağırlığın yokluğu ile değil kuvvetle birlikte olan baskının yokluğundan kaynaklanır. 

    26. Sayfa
    Kavram Yanılgısı Atmosfer dışında yer çekimi kuvveti yoktur.Chandler (1991) ise çalışmasında, ilköğretim öğrencilerine „„Atmosfer aniden yok olsa ağırlığınıza ne olur?‟‟ sorusunu yöneltmiş ve çoğunluğun „„Uzay‟da uçuşuruz.‟‟ cevabıyla karşılaşmıştır. Öğrenciler arasında dünya atmosferi bittiğinde yerçekiminin de bittiği düşüncesi yaygındır.

    27. Sayfa
    Yine buna benzer bir sonuç Bar, Zinn ve Rubin‟nin yaptıkları çalışmada da elde edilmiştir. 9-10 yaş grubundaki 300 öğrenciyle yapılan çalışmada etkileşim kuvvetlerinin doğası araştırılmış ve hava ile yerçekimi arasındaki ilişki sorgulanmıştır. Öğrencilerin havası boşaltılmış fanus içinde yerçekiminin etkili olmayacağı, yer çekiminin etkin olabilmesi için havaya ihtiyaç duyduğunu düşündükleri tespit edilmiştir.

    28. Sayfa
    Yerçekiminin etkisiyle dünyayı çepe çevre saran gaz ve buhar tabakasına atmosfer denir. Yerçekimi dolayısıyla havanın yeryüzüne yaptığı ağırlık “hava basıncı” olarak tanımlanır. Yerçekiminin etkisi ile iç içe katmanlardan meydana gelmiştir. Yoğunlukları farklıdır.

    29. Sayfa
    Bugüne kadar yapılan çalışmalardan yerçekimi konusu ile ilgili elde edilen kavram yanılgıları bazı kaynaklarda şu şekilde sunulmuştur:  Dünya tarafından bir elmaya uygulanan kuvvet ile Ay‟a uygulanan kuvvet aynı değildir;  Ay, serbest düşme hareketi yapmaz;  Uzayda yerçekimi kuvveti yoktur;  Uzay aracına etkiyen yerçekimi kuvveti yaklaşık sıfırdır;  Ay‟ın yörüngesinde dolanmasının sebebi yerçekimi kuvvetinin Ay‟a etkiyen merkezkaç kuvvet ile dengelenmiş olmasıdır;  Tüm düşen cisimlere etkiyen yerçekimi kuvveti aynıdır;  Yerçekimi kuvveti aynı anda sadece bir cisme etki eder;  Aynı yükseklikten bırakılan ağır cisimler hafif cisimlere göre daha önce yere düşer;  Ağırlıksızlık yerçekiminin olmaması demektir;  Dünyanın kendi etrafında dönme (spin) hareketi yerçekimini doğurur;  Yerçekimi yükseklikle artar (Demirci, 2003; Güneş, 2008).

    30. Sayfa
    1. Soru: Dünya‟nın en yüksek dağı olan, Everest tepesinde bir adamın ağırlığı ölçülüyor. Ardından adam bir helikopterle dağdan indiriliyor ve ağırlığı tekrar ölçülüyor. Bu iki ölçüm arasında nasıl bir farklılık olmasını beklersiniz? Neden? 1. Soru’dan Elde Edilen Bulgular

    31. Sayfa
    Birinci Soruya Ait Öğrenci Yanıtlarının Dağılımı

    32. Sayfa
    Birinci Soruya Ait Öğrenci Yanıtlarının Dağılımı

    33. Sayfa
    Birinci Soruya Ait Öğrenci Yanıtlarının Dağılımı

    34. Sayfa
    2. Soru: Dünya, Ay‟a ve elmaya çekim kuvveti uygulamaktadır. Elma Dünya‟ya doğru hareket edip yere düşerken Ay‟ın yere düşmemesinin nedeni ne olabilir? 2. Soru’dan Elde Edilen Bulgular

    35. Sayfa
    İkinci Soruya Ait Öğrenci Yanıtlarının Dağılımı

    36. Sayfa
    İkinci Soruya Ait Öğrenci Yanıtlarının Dağılımı

    37. Sayfa
    İkinci Soruya Ait Öğrenci Yanıtlarının Dağılımı

    38. Sayfa
    Bir an için yerçekiminin sınıfınızdaki nesneleri ve insanları hiç etkilemediğini düşünün. Bu durumda ne olabileceğini öğrencilerle tartışın.

    39. Sayfa


    40. Sayfa


    41. Sayfa


    42. Sayfa
    Kaynak : İlköğretim Öğrencilerinin Gözüyle “Yerçekimi Nerededir?, M. Sabri KOCAKÜLAH, Zeynep KENAR AÇIL, TÜRK FEN BİLİMLERİ DERGİSİ, Yıl 8, Sayı 2, Haziran 2011 Kütle, Ağırlık ve Yerçekimi Kavramlarının Farklı Öğretim Seviyelerindeki Öğrencilerin Anlama Düzeyleri, H.Ş. Ayvacı ve ark. / Eğitim Fakültesi Dergisi 25 (2), 2012, 381-397Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi DergisiYerçekimi, Kütle Ve Ağırlık Kavramlarına İlişkin Kavram Yanılgılarının Giderilmesinde Haptic’in Etkililiğinin Belirlenmesi, İlknur REİSOĞLU , YÜKSEK LİSANS TEZİ, KASIM 2009

    43. Sayfa
    Teşekkürler

Yerçekimi Videoları

  • 3
    2 ay önce

    Yerçekimi Aniden Dursaydı Ne Olurdu?

  • 2
    2 ay önce

    YER ÇEKİMİ NEDİR? Eğlenceli Animasyon     Bu bölümde, evrenimizdeki dört temel kuvvetten biri olan yer çekiminin basit doğasını inceliyoruz.

  • 0
    2 ay önce

    Yerçekimi Nedir

Yerçekimi Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Yerçekimi Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Kapak Resmi
Yazı İşlemleri
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)